Sandığı gibi değilmiş

Lig maçı değil ama lige etkisi büyük olacak karşılaşmada Fenerbahçe’nin çözümünün ne olacağı merak konusuydu. Öyle ya, Beşiktaş maçında Victor Osimhen’i işlevsiz hale getiren Ola Gunnar Solskjaer çözümü Fenerbahçe kadrosuyla nasıl mümkün olacaktı? İlk ciddi atak 7. dakikada Galatasaray’dan geldi ancak önünde de sonunda da oyunun hakimi onlardı. Haliyle başlangıç çözümü Fenerbahçe lehine değildi. Nihayetinde stoperleri hataya zorlayan Okan Buruk çözümlemesi Barış Alper Yılmaz, Osimhen ikilisiyle golü erken buldu. Yani santrforsuz oyunu tercih eden Solskjaer’in formülü işletilemedi. Galatasaray Osimhen’e ya da kullandığı alana ulaşırken Fenerbahçe Youssef En Nesyri’ye bir türlü bulamadı! Ne hücumda ne savunmada yoktu ev sahibi. Amrabat, Fred, Oğuz, Kostic… Orta sahada topu ayaklarında tutacak olanlar üç, dört pas yapamayınca daha da rahatlayan Galatasaray skor avantajıyla topu sakince çevirip, tempoyu istediği gibi ayarladı! Derkeeen… Fenerbahçe’nin ilk ciddi atağı geldi ve gol oldu. Ülke de en iyi bildiği konuya bu sayede kavuşmuş oldu; “Ofsayt çizgisi kalibrasyonu doğru çekildi mi?”
Haberin Devamı ›
Bu denli sıradan görünmezdi
Haberin Devamı ›
İkinci devresi karşılıklı hücumlarla dengede geçen bir maç izledik! En azından ligdeki maça göre hareketli ve belirsizliği yüksek bir karşılaşmaya şahit olurken nihayet Jose Mourinho oyuna “antrenman yapmamış” olduğunu dile getirdiği “photoshop”lu Allan Saint-Maximin’e gönderdi! Böylece takıma ne denli hakim olduğunu gösteren bir hamle daha yapmış oldu! Ancak maç sonuna doğru futbolun “ülke normalleri” devreye girdi. İtiş kakış, bağırış çağırış, küfür kıyamet… Öğrendik ki, bizim futbolumuz aslında münakaşamızın gücü kadar kıymetli. Öğrendik ki, bu oyunun yerli ya da yabancı “hakem kararı”yla sanıldığı kadar ilgisi yok. Ve demek ki, futbol Acun Ilıcalı’nın sandığı gibi bir oyun değilmiş. Yoksa “ivmelendiği”ni sandığı takımı düzenli oynayan bir takım karşısında bu denli sıradan görünmezdi, değil mi?