Ömer Şişmanoğlu'ndan olay sözler: 'Aykut Kocaman'ı anlamadım, sıkıntılı birisi!'
01 Mart 2024, Cuma 15:05Güncelleme Tarihi:
2009 yılında Alman ekibi St.Pauli’den Kayserispor’a transfer olarak Türkiye kariyerine başlayan 34 yaşındaki futbolcu Ömer Şişmanoğlu, Antalyaspor’daki harika performansının ardından Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı dönem sırasıyla Eskişehirspor, Konyaspor ve Antalyaspor’da kiralık olarak forma giyen Şişmanoğlu, 2017 yılında siyah-beyazlı ekiple Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.

2009 yılında Alman ekibi St.Pauli’den Kayserispor’a transfer olarak Türkiye kariyerine başlayan 34 yaşındaki futbolcu Ömer Şişmanoğlu, Antalyaspor’daki harika performansının ardından Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı dönem sırasıyla Eskişehirspor, Konyaspor ve Antalyaspor’da kiralık olarak forma giyen Şişmanoğlu, 2017 yılında siyah-beyazlı ekiple Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.

"BUCASPOR İÇİN ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞACAĞIM"
"Bucaspor’a gelmem benim açımdan çok iyi oldu. Eşim de burada olmaktan dolayı çok mutlu. Burada çok iyi bir ortam ve birlik beraberlik var. Takımda tecrübeli oyuncularımız da var. Takımdaki iyi bir atmosferle yükselerek devam etmek istiyoruz. Ben mutlu olduğum takımlarda yüksek performans gösteriyorum. Burada da herkes bana güvendiği için üzerime düşen ayrı bir sorumluluk var. O yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım ve inşallah bu şekilde devam edeceğim."

'SHOTA BENCE İNANILMAZ BİR HOCA'
"Milli takımımızın alt yaş kategorilerinde oynadığım bir dönem vardı. Orada iyi bir performans göstermiştim. Ondan sonra beni Tolunay Kafkas aradı ve beni transfer etmek istediğini söyledi. Ben de bu transfere sıcak baktım ve Kayserispor’a geldim. Kayserispor, o dönem yurt dışından çok sayıda gurbetçi oyuncu getirmişti. Kendimi yabancı olarak hissetmemek için Kayserispor’a transfer olmak benim için iyi bir fikirdi. Tolunay Kafkas, sert ama babacan bir teknik direktördü. Türkiye’de sert bir futbol oynandığı için beni iyi bir motivasyonla hazırladı. Shota Arveladze, bence inanılmaz bir hocaydı. İdmanları, taktikleri ve konuşmasıyla tam klas bir hocaydı. O, Avrupa görmüş bir teknik direktördü. Futboluma çok şey kattı."

KAYSERİSPOR KARİYERİ
"Kayserispor, Türkiye’de oynamaya başladığım ilk takımımdı. İlk defa evden ayrıldığım için ilk başlarda benim için süreç zordu ama zamanla kendimi ortama alıştırdım. Aslında genç bir oyuncu için iyi bir süreç yaşadım. Sonrasında kadro dışı kaldığım bir süreç vardı. Orada Süleyman Hurma’yla Gençlerbirliği maçından sonra tartışma yaşadım ve o tartışmadan sonra kadro dışı bırakıldım. Gençlerbirliği ile oynadığımız maçta rakip oyuncu olan Mehmet Sedef ağabey, takım arkadaşıma dirsek attı ve sonrasında özür dilemedi."

"Sonra ben maça girdim ve hava topu mücadelesinde yanlışlıkla Mehmet Sedef ağabeye dirsek attım. Ona bilmeyerek dirsek attım ve sonrasında bir insan olarak direkt gidip özür diledim. Genç oyuncu olduğum için o da sonuçta benim ağabeyimdi. Bundan dolayı maçtan sonra Süleyman Hurma benim üzerime geldi. Süleyman Hurma, ‘Sen neden gidip özür diliyorsun? O bizden özür dilemiyor’ dedi. Ben de, ‘İnsan olduğum için özür dilemeye karar verdim ve gidip özür diledim. Ne var bunda?’ diye cevap verdim. O an özür dileme meselesinden dolayı kadro dışı kaldım. Süleyman Hurma’ya cevap verdiğim için her şey tersine döndü."

'FUTBOLU BIRAKMAK İSTEDİM'
"Shota, beni yeniden takımda görmek istiyordu ama Süleyman Hurma, ‘Kesinlikle hayır’ demişti. Shota bana, ‘Git ve konuş. Özür dile’ dedi. Gidip konuştum ve özür diledim ama Süleyman Hurma, ‘Seni takıma kesinlikle geri almayacağım’ dedi. Ben de ona ayrılacağımı söyledim. Süleyman Hurma, ‘Hayır! Takımdan ayrılamazsın, senin 3 yıl daha kontratın var’ dedi. Ben de, ‘Tamam! O zaman ben de futbolu bırakıyorum. İdmanları nasıl ayarlamak istiyorsanız ona göre ayarlayın, ben gelirim. PAF takımla idmanlara çıkarım sorun yok’ dedim. Süleyman Hurma da, ‘Tamam, sen her gün 3 kere antrenman yapacaksın. Arada PAF takımla da antrenmana çıkarsın’ dedi. Ona da ‘Tamam’ diye cevap vermiştim."

ANTALYASPOR'A TRANSFERİ
"Süleyman Hurma, ‘Sen kesinlikle kadro dışı kalacaksın. Ne olursa olsun bir daha da seni kadroya almayacağım’ demişti. O zamanlar Kayserispor’la kontratımın sona ermesine 3 sene vardı. Ben de, ‘O zaman futbolu bırakıyorum.’ dedim. O 3 sene boyunca otururum, idmanlara çıkarım, kontratım sona erince de futbolu bırakıp Almanya’ya dönerim diye düşündüm. Daha sonra babam geldi ve Süleyman Hurma’yla görüşme gerçekleştirdi ve tartışmalar yaşandı. Futbolu bırakma noktasına geldiğim an babam elimden tuttu ve Antalyaspor’a gitmeme vesile oldu. Allah’tan Antalyaspor’da Şifo Mehmet varmış. O benim babam gibidir, kendisini çok severim. Hem kişilik hem de teknik direktör olarak çok kaliteli bir insandır. Ayrıca Beşiktaşlı olduğum için Şifo Mehmet benim için bir idoldü. Antalyaspor’da çıkışa geçmeme Şifo Mehmet yardımcı oldu."

'MENAJERİME BENİ BEŞİKTAŞ'A GÖTÜR DEDİM'
"Antalyaspor’da oynarken menajerim bana, ‘Ben seni büyük takımlara götüreceğim’ dedi. Menajerimin bu sözleri o dönem bana hayal gibi gelmişti. İyi bir sezon geçirmiştim ama büyük takımlara gideceğimi düşünmüyordum. Teknik direktörümüz Şifo Mehmet’i çok sevdiğim için ‘Acaba takımdan gidersem Şifo Mehmet ne diyecek? O ne derse o olsun’ dedim. O dönem Şifo Mehmet’in takımdan ayrılma durumu vardı ve ‘O ayrılırsa ben de giderim’ dedim. Şifo Mehmet kesin olarak takımdan ayrılacağı için ben de ayrılmayı istedim."

"Sonra beni Fenerbahçe, Trabzonspor, Galatasaray ve Beşiktaş aradı ve bu 4 kulüp de transfer etmek istedi. Beni en çok transfer etmek isteyen kulüp Beşiktaş’tı. Ben zaten bir Beşiktaşlı olarak sadece Beşiktaş’a odaklanmıştım. Menajerime, ‘N’olur beni Beşiktaş’a götür. (Gülerek) Sana ne istersen veririm. Ben Beşiktaş’a gitmek istiyorum’ dedim. Sonra Beşiktaş’a transfer oldum. Beşiktaş’a transferimdeki en büyük pay Şifo Mehmet ve Önder Özen’e aitti. Önder Özen, beni çok tutuyordu ve çok istiyordu. Neredeyse her gün onunla konuşuyorduk. Fikret Orman ve Ahmet Nur Çebi de transferime sıcak bakmıştı. Benim için Antalya’ya kadar gelmişlerdi. Bu şekilde transferim gerçekleşmişti."

'FİKRET ORMAN GİDİŞİME İZİN VERMEDİ'
"Antalyaspor’da oynadığım dönem beni Crystal Palace, Stoke City ve Olimpiakos takımları transfer etmek istedi. Henüz Beşiktaş’a imza atmamıştım, Antalyaspor’daydım. Avrupa takımlarına çok sıcak bakmamıştım. Menajerim, ‘Premier Lig’den seni transfer etmek isteyen takımlar var’ dedi. Ben de, ‘Tamam ama ben Beşiktaş’a gitmek istiyorum’ dedim. Avrupa hayalim vardı ama Beşiktaş benim için farklıydı ve küçüklüğümden beri Beşiktaşlıydım. Küçüklüğümden beri Beşiktaş’ta oynayıp şampiyonluk yaşamak gibi bir hayalim vardı. Bu benim en büyük hayalimdi ve bunu da yaşamıştım. Beşiktaş’tan Avrupa’ya giderim diye düşündüm. Hatta bu şekilde bir olay yaşamıştım. Beşiktaş’ta oynadığım son senemde Stoke City ile anlaşmıştık ama Başkan Fikret Orman beni göndermemişti."

'SIKINTI YOK DEDİM VE ESKİŞEHİRSPOR'A KİRALIK GİTTİM'
"Takıma genç bir oyuncu olarak geldim. Genç Türk bir oyuncu büyük bir takıma geldiğinde zorluklar oluyor. Çünkü o kulüplerde her zaman büyük oyuncular ve büyük forvetler oluyor. Çünkü taraftar, takımda yabancı ve büyük golcü görmek ister. Buna her zaman saygı duydum, yapabileceğim bir şey yoktu. Tabii ki performansım önemliydi. Ben de performans olarak elimden geleni yaptım. Oyuna sonradan girip gol attım ve takımıma katkı sağlamaya çalıştım. Slaven Bilic’in zamanında takıma Eneramo gelmişti. Bu durum benim için çok büyük bir eksi oldu. Hugo Almeida, zaten o dönem maçlarda oynuyordu. Mustafa Pektemek, fazla oynamıyordu ve genelde Hugo Almeida’nın yerine Eneramo oyuna giriyordu. Slaven Bilic bana, ‘Sen iyisin, performansın da iyi. Oyuna girdiğin anda takıma katkı sağlamaya çalışıyorsun. Her şey güzel ama kendi menajerim takıma oyuncu getirdiği için mecburen onu oynatmak zorundayım’ dedi. Slaven Bilic ve Eneramo, aynı menajere sahipti. Ben de, ‘Tamam, sıkıntı yok’ dedim ve sezon sonunda kiralık olarak Eskişehirspor’a transfer oldum."

'ŞENOL GÜNEŞ BANA SICAK BAKMAMIŞTI'
"Eskişehirspor’da iyi bir sezon geçirmiş, güçlenerek Beşiktaş’a dönmüştüm. Hatta o dönem Eskişehirspor beni yeniden istemişti. Maddi sorunlardan dolayı Eskişehirspor’da sorunlar başlayınca bu sefer ben istememiştim. Şenol Güneş döneminde hazırlık kampına katıldım ama orada iyi bir hazırlık kampı geçirmemiştim. Ayrıca ben de stres kırığı vardı ve o yüzden Avusturya kampında idmanlara fazla çıkamamıştım. Hazırlık kampını iyi geçirmediğim için Şenol Güneş bana zaten sıcak bakmamıştı. Ben de, ‘Ben yine kiralık olarak gideyim hocam. En azından maç oynarım. Benim için iyi olur’ dedim. Böylece kiralık olarak Konyaspor’a transfer oldum."

'AYKUT KOCAMAN SIKINTILI BİRİSİYDİ'
"Konyaspor’a gitmek hayatımdaki en büyük hatamdı. Aykut Kocaman’ı kişilik olarak çok seviyorum ama teknik direktör olarak bayağı bir sıkıntılı birisiydi. Konyaspor’a ilk geldiğim dönem idmanlarda resmen uçuyordum. Avrupa Kupası maçlarından dolayı Beşiktaş’la antrenmanlara erken başlamıştım. Antrenmanları yarıda bırakıp Konyaspor’a transfer olmuştum, onlar yeni sezon hazırlıklarına henüz yeni başlamıştı. Her şeyimle çok güçlüydüm. Aykut Kocaman bana, ‘Benim için Türkiye’deki en iyi ilk 5 forvetten biri de sensin. Çok iyi bir forvetsin ve çok kalitelisin. Ama sen benim için yarım forvetsin’ dedi. Ben de, ‘Hocam, Türkiye’de ilk 5’te olduğumu söylediniz ama bana yarım forvet diyorsunuz. Nasıl oluyor bu?’ dedim. Aykut Hoca, ‘Çünkü sen defans çalışmıyorsun’ dedi."
