'Derbide ağır darbe! Kriz takımda değilmiş' Beşiktaş'ın Fenerbahçe'yi devirdiği derbi sonrası çok konuşulacak sözler!
08 Aralık 2024, Pazar 09:04Güncelleme Tarihi:
Süper Lig’in 15’inci haftasında Beşiktaş sahasında derbi maçta Fenerbahçe’yi konuk etti. Tüpraş Stadyumu’ndaki karşılaşmada Mehmet Türkmen düdük çaldı. Türkmen’in yardımcılıklarını ise Caner Özaral ve Candaş Elbil üstlendi.

İLK YARIDA KARŞILIKLI GOLLER KAÇTI
Karşılaşmanın ilk 15 dakikalık bölümü golsüz eşitlikle geçilirken, gole yaklaşan taraf konuk Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertliler 6 ve 10’uncu dakikalarda Dzeko ile gole yaklaştı. Tecrübeli golcünün sol çaprazdan yaptığı vuruşta ağlara doğru yönelen topu Emirhan çizgiden çıkarttı. Siyah-beyazlılar ise ilk pozisyonunu 29’uncu dakikada yakaladı. Gedson’un pasıyla savunma arkasına sarkan Rafa’nın müsait durumda yaptığı vuruşta kaleci Livakovic gole izin vermedi. Dönen topta Immobile sol çaprazdan vurdu, top yandan auta gitti. Karşılaşmanın ilk yarısında iki taraf da skoru değiştiremedi ve soyunma odasına golsüz eşitlikle gidildi.

CHAMBERLAİN’İN TEK GOLÜ BEŞİKTAŞ’A ZAFERİ GETİRDİ
Mücadelenin ikinci yarısında da ilk pozisyonu Fenerbahçe yakaladı. Ceza sahası içinde topu önüne çok iyi alan Dzeko’nun yerden vuruşunda top yandan auta gitti. Karşılaşmada öne geçen taraf Beşiktaş oldu. 70’inci dakikada oyuna dahil olan Oxlade-Chamberlain, sol kanatta topla buluştuktan sonra yerden ortaladı. Ceza alanı içinde kimsenin dokunamadığı top doğrudan ağlara gitti: 1-0. Mücadelenin son anlarında Fenerbahçe mutlak gol pozisyonundan faydalanamadı. İrfan Can’ın ortasında Cenk Tosun indirdi. Ceza sahası içinde Tadic’in yerden vuruşunda Mert Günok gole izin vermedi. Beşiktaş 90+6’ncı dakikada 10 kişi kaldı. Muçi’nin kaçırdığı gol sonrasında Djiku’ya faul yapan Gedson, ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Karşılaşmada başka gol olmadı ve Beşiktaş sahasında Fenerbahçe’yi 1-0 mağlup etti.

SON GOLÜNÜ FENERBAHÇE’YE ATMIŞTI
Beşiktaş’ın Fenerbahçe’yi konuk ettiği karşılaşmanın 70’inci dakikasında Salih Uçan’ın yerine oyuna dahil olan Oxlade-Chamberlain, 73’üncü dakikada takımını öne geçiren golü kaydetti. Tecrübeli futbolcu, bu golün öncesinde son golünü yine Fenerbahçe ile oynanan derbi maçta kaydetmişti. Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe karşısında gol sevinci yaşayan Chamberlain, sezonun geri kalanında golle buluşamamış ve bu sezon başında kadro dışı bırakılmıştı. Daha sonra takıma geri dönen tecrübeli orta saha oyuncusu 1 yıllık ara sonrasında gol sevinci yaşamış oldu.

GEDSON KIRMIZI KART GÖRDÜ
Ligdeki 5 maçlık galibiyet hasretine son veren siyah-beyazlılarda Gedson Fernandes, müsabakanın uzatma dakikalarında kırmızı kartla oyundan atıldı.Maçın 90+6. dakikasında hakem Mehmet Türkmen tarafından ikinci sarıdan kırmızı kartla cezalandırılan Gedson, gelecek hafta Adana Demirspor deplasmanında takımını yalnız bırakacak.

ÇOK KONUŞULACAK YAZILAR
Fanatik yazarları da Beşiktaş’ın Dolmabahçe’de Fenerbahçe’yi yendiği dev derbiyi bugünkü köşe yazılarında değerlendirdi. İşte o çok konuşulacak yazılar…

ÇOK YAŞA SEN SERDAR HOCAM! - ALİ ECE
İlk yarıda Beşiktaş’ın en iyileri sezona yedek stoper olarak başlayan Emirhan ve Tayyip Talha’ydı. Emirhan çizgiden son anda çıkardığı topla Beşiktaş’ı maçın başında ipten alırken devre boyuncu çok kritik müdahalelere de imza attı. Svensonn da ilk yarıda stoperlerinin iyi performansını tamamlayan kalitede bir oyun oynadı üstelik bu kez önündeki Rashica, Beşiktaş formasıyla en kötü ilk yarısını oynarken bunu başardı. İlk yarıda Beşiktaş’ın bir diğer performansı bozuk ismi maalesef Salih’ti, kararsızlık en kötü karardan daha kötüdür denir ya o kötü kararsızlık hem savunma hem de hücumda yanlış tercihler yapmasına neden oldu. Beşiktaş 29’da gole çok yaklaştığında yine Rafa muazzam dar alanda hızlanma ivmesini konuşturdu, kaleci Livakoviç iyi kurtarsa da seken topta Immobile’nin o pozisyonu gole çevirmesi gerekirdi: Vuruşu düşünce açısından teoride çok doğru gözükse de şu konjonktürdeki Beşiktaş’ta en iyi vuruş kesinlikle gol olan vuruştur!

ELİNDEKİ MALZEMEYE GÖRE
Tayyip Talha ikinci yarıda ilk yarıdakinden bile daha iyiydi, sürekli teyakkuzda ve yüzde 100 konsantre şekilde yerinde ayakta müdahalelerle Beşiktaş’ı maçta tutan bir numaralı isimdi. 70’te sakatlanıp çıkması hem oyuncu hem de Beşiktaş için büyük talihsizlik oldu. Serdar hoca aynı dakikada Salih yerine Chamberlain’i sol öne alıp Rafa’yı tamamen merkeze çekti. Chamberlain’in içeri gönderdiği topta Immobile bu kez en iyi vuruşunu yaptı çünkü gol oldu! Beşiktaş öne geçtikten sonra Serdar Topraktepe hoca elindeki malzemeye göre yapabileceği en doğru değişiklikleri en doğru dakikalarda yaptı. Özellikle Chamberlain sadece golde değil oyunun kalanında da çok doğru işler yaptı, inşallah bir daha sakatlanmaz da hep böyle kalitesi oranında katkı vermeye devam eder.

FENERBAHÇE’YE AĞIR DARBE - FAİK ÇETİNER
Mourinho’nun sahaya sürdüğü 11’de İrfan Can ve Osayi yok, Oğuz Aydın ile Mert Müldür vardı. Kanatlarda Oğuz ve Maximin olunca, Tadiç forvet arkasına geçmişti. Beşiktaş’ın kontrollü oynayıp, ani atak kovaladığı ilk 45 dakikada Fenerbahçe daha iştahlıydı. Maçın başında Dzeko’nun girdiği pozisyonların gole dönüşmemesi şanssızlık idi. Rafa Silva’nın karşı karşıya Livakoviç’i geçememesi de Fenerbahçe adına şanstı. Fenerbahçe ilk bölümde genelde Maximin, Tadiç ve Kostiç ile sol kanat bindirmeleri yaparken, sağ kanadı Oğuz ve Mert Müldür ile etkili kullanamadı. Devre golsüz bittiğinde Mourinho ne ortada dolaşan Fred’i oyundan aldı, ne de hamle yaptı. Maçı kazanırız havasındaki Fenerbahçe’ye ezeli rakibi teslim olur gözükmüyor, müthiş mücadele veriyordu. Bu yarının başında Dzeko yine mutlak bir pozisyonu heba etti. Son 25 dakika Portekizli hoca, Oğuz Aydın yerine Maximin’i ve Dzeko’yu dışarı alıp, Szymanski (Hiç katkı yapamadı) ile En Nesyri’yi oyuna aldı.

ZORU BAŞARDI
Maçın son bölümünde Beşiktaş zoru başardı ve golünü attı. Sonrası mı? Mourinho’nun yanlış ve geciken hamleleri geldi. Daha önce sahaya sürmesi gerekenleri (Osayi, İrfan Can) ve Cenk’e bitime 10 dakika kala şans verdi. Fenerbahçe’nin maçı döndürmesi zordu ve de döndüremeyip ağır bir darbe aldı. Bakalım Mourinho bize ne gibi mazeretler üretecek?

TEK GOLLE BİTTİ! - CEM DİZDAR
İlk devresi her açıdan ‘’kafa kafaya’’ geçen bir maç. Mühim isimli oyunculardan beklenmedik acemilikler, topu ayaktan çıkarmakta gecikmeler, önemli hücum girişimlerinde atılan paslardaki acemice davranışlar vs… Organize hücumlardan daha çok Rafa Silva ya da Edin Dzeko benzeri hücumcuların bireysel becerisine muhtaç tarzda hücumlar. Savunmada da eşit oranda pozisyon hataları! Beşiktaş’ın içine düştüğü kriz açısından düşünülürse takım gayet iyi görüntüdeydi. Oyuncular üst yapı krizinden etkilenmemiş gibi sahadayken şu söylenebilir; ‘’Takımın içine düştüğü çukur teknik yönetim değil doğrudan idari yönetimin politikalarıyla doğrudan ilgiliymiş.’’ Bu belirleme kısmen doğruysa bile yine de bu karara varmak için bu tip mühim maçlara değil bundan sonra olacaklara bakmak daha doğru olur.

BİLEN VAR MI?
İkinci yarıya iki takım yine eşit görüntüde başlamış olsa da ilk devreye göre tempo ciddi anlamda düştü. Temkin oyununa geçti iki takımda. İşler o ‘’tek gol’’e kalmış gibi devam ederken 73. dakikada ‘’çeşitli temaslar’’la Beşiktaş’ın Ciro Immobile’ye yazılan golü geldi. Gerçi önce Rafa Silva ve son anda Ernest Muçi karşı karşıya da topu Dominik Livakoviç’e vurdu ama yine de tek maçlık gol, tek golle bitti! Ve şimdi önce bir Fenerbahçe sorusu… ‘’Yapı’’ yine iş başında mıydı? Ve iki Beşiktaş sorusu… İki maçtır sahada olan Salih Uçan’ı tercih etmeyen Giovanni van Bronckhorst’un bu konuda gerçekten yanıldığını düşünen kaç kişi var. Yetiştirilmesine katkı veren Serdar Topraktepe acaba Semih Kılıçsoy’u neden ilk on bir de düşünmedi? Var mı yanıtı olan?

FORMDA OLAN DEĞİL KRİZDE OLAN - SERKAN AKCAN
Derbilerde formda olanların değil ihtiyacı olanın kazanma hikayesine Dolmabahçe’de yeni bir sayfa daha eklendi. Yönetimi giden, hocası değişen, krizlerin içinde çırpınan Beşiktaş, son haftaların en formda takımı Fenerbahçe’yi yenerek büyük bir adım attı. Beşiktaş’ta Rafa Silva haricinde büyük bir yetenek açığı var. Beşiktaş kadrosunun en büyük sorunu vasatlık. Al Musrati’yi izledikçe Beşiktaş taraftarının Atiba’ya duyduğu saygı bir kat daha artıyordur sanırım. Atiba’nın ilerlemiş yaşında bile sahada yaptıklarının yarısını yapamıyor Al Musrati. Buna mukabil Beşiktaş tarihinin en pahalı transferi olmayı başarmış olması gerçekten yüzyılın ironisi olsa gerek. İkinci yarı her ne kadar Dzeko’nun net gol pozisyonuyla başlamış olsa da sonrasında derbinin temposu iyice düştü. Mourinho, 67’de En Nesyri ile Szymanski’yi oyuna alıp, Tadiç’i sağa sahanın en kötüsü Oğuz Aydın’ı sol kenara çekerek planı değiştirdi.

MAÇIN RENGİNİ DEĞİŞTİRDİ
Buna karşılık Beşiktaş’ın hocası Serdar Topraktepe’nin hamlesi Tayyip Talha’nın sakatlığından dolayı mecburi bir değişiklik oldu. Beraberinde Chamberlain’in girişiyle maçın ibresi Beşiktaş’ı göstermeye başladı. Düne kadar kimse yüzüne bakmıyorken İngiliz orta sahanın girer girmez maçın rengini değiştirmeye başlaması Van Bronckhorst’a da önemli mesajlar içeriyordu. Mourinho, Fenerbahçe’nin başında çıktığı Galatasaray derbisini kaybetti, dün gece de Beşiktaş’a yenildi. Şampiyonluk yarışında derbilerin rolü büyüktür, Mourinho’nun iki derbiyi birden kaybetmiş olması sezonun kalan bölümünde önünde bir engel olarak durmaya devam edecek.

DERBİ KAZANMADAN ŞAMPİYON MU OLUNUR? - MESUT AYDIN KALE
Haftalardır kazanma alışkanlığı edinen kadroda yaptığı değişikliklerle takımın ritmini bozan Jose Mourinho; ilk 11'de Dzeko - En-Nesyri, Mert Müldür - Osayi, Djiku - Becao tercihlerini kullandı. Haftalardır dökülen Beşiktaş'a ayak uyduran Fenerbahçe ilk yarıda birçok pozisyona girdi ve bonkörce harcadı. Özellikle Dzeko'nun 2 net pozisyonu ve Tadic'in direği ilk yarıya damga vuran anlardı.

Takıma hem skor katkısı hem de yaptığı kaptanlıkla haftalardır iyi bir görüntü çizen Tadic, 10 numara pozisyonundan daha çok, sol kanada kaydığı için orta sahanın hakimiyetini Beşiktaş'a kaptırdı. Ara ara iyi bir oyun sergilese de Fred bu sezonun genelinde olduğu gibi bu maçta da varlık gösteremedi. Pasla çıkmakta ısrar eden Fenerbahçe, orta sahayı da iyice Beşiktaş'a kaptırınca ilk devre pek de etkili olamadı.

İkinci yarıya da aynı kadroyla başlayan Fenerbahçe yine en net pozisyonunu Dzeko ile harcadı. Değişikliklerde de bence geciken Mourinho, hiç beklemediği bir anda Beşiktaş'ın golünü kalesinde gördü. Rakibini oynatmamak için elinden geleni yapan, 0-0'a maçı bitirmek isteyen Beşiktaş'ın planı bu şekilde tuttu. Livakovic, Beşiktaş'ın daha farklı kazanmasını önlerken, direkler Fenerbahçe'nin maça ortak olmasını istemedi. Kazanmaya en çok ihtiyacı olan, şampiyonluk yolundaki Fenerbahçe olmasına rağmen, yara sarmak isteyenin 3 puanı aldığı bir akşam oldu.

Şampiyonluk yolunda hiçbir derbiyi ciddiye almayan Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho'ya mutlu sonun bu maçlardan geçtiğini birilerinin anlatması gerek. Zirvedeki rakibinin belki de puan kaybedeceği en zor deplasmanlardan birini oynayacak olması, alınacak bir galibiyetle puan farkını eritmesini sağlayacaktı.

Maçtan sonra yapılan açıklamalarda hem futbolcular hem Mourinho, “Sahada iyi olan kaybetti” dedi. Kazanan her zaman daha iyidir, kaybeden iyi top oynadı diye kupa veya şampiyonluk vermezler. Tıpkı geçtiğimiz sezon 'Gönüllerin Şampiyonu'na olduğu gibi...Gecenin kazananı Beşiktaş'ı ve genç hakem Mehmet Türkmen'i tebrik etmek lazım. Özellikle sıcak pozisyonlarda verdiği doğru kararlarla en azından bu derbide hakem konuşmamızı engelledi ve kaybedenin bahanelerini ortadan kaldırdı...

ZİRVE AYARI - ORHAN YILDIRIM
Çalkantanlı günler geçiren Beşiktaş, ligin zirvesine ayar çekti! Fenerbahçe önünde futbol olarak etkili oyun ortaya koyamasa da galibiyet almasını bilen Kartal, şampiyonluk yarışını takipte kaldı. Serdar hoca sahaya sürdüğü kadro ve hamleler ile alkış aldı. Mourinho’nun ekibi iyi mücadele etse de geldiği gibi eli boş dönmek zorunda kaldı. Derbinin genç hakemi rahat yönetimi ile dikkat çekti.

GOLÜ UNUTTULAR
İki takım da maça tutuk başladı. Bu yavan futbola rağmen, Dzeko net pozisyon buldu. Mert’i geçen topu, Emirhan çizgiden çıkardı. Kartal, Silva ile karşılık verdi, Livakovic’e takıldı. Devamında Immobile dışarı attı. Fenerbahçe’nin bir topu da üst direkte patladı! Koca ilk yarıda yaşananların özeti bu. Beşiktaş’ın kanatları hiç işlemedi. Gedson ile Silva’nın bireysel oyunu dışında vasatı aşamadı. Fenerbahçe orta alanda dağınık kaldı. Çok pas hatası yaptı. Kontrolsüz oyunu yetersiz kaldı.

CHAMBERLAİN’İN DÖNÜŞÜ
İkinci yarıya Fenerbahçe hızlı girdi. Dzeko bomboş kale yerine dışarı vurdu. Bu bir anlamda maçın kırılma anı oldu. Serdar hoca futbola küstürülen Chamberlain’i; hamle oyuncusu olarak sürdü. Tecrübeli yıldız 73’te ortaladı, Immobile’nin dokunduğu top uzak köşeden ağlara gitti: 1-0. Kendine gelen Kartal, maçı da tamamen kontrol altına aldı. Tribünler müthiş destek verdi. Mourinho’nun hamleleri etkisiz kaldı. Son bölümde baskı yiyen SiyahBeyazlılar takım savunmasını öne çıkarmasını bildi.

BEŞİKTAŞ, SURVİVOR'LA KAZANDI - GÖKMEN ÖZCAN
Belki de tarihinde ilk kez bu kadar büyük bir kaosun içinde bulunan Beşiktaş, eski başkanının 3 günde 2 kez istifa ettiği, yeni başkanının 4 gün sonra seçim kararı aldığı ve geçici teknik direktörle yola devam ettiği bir dönemde derbiye çıktı. Camia, peş peşe açıklamalarla her gün sarsılırken maaşların 2 aydır ödenmediği futbol takımı, adeta rotasız bir yolculukta oradan oraya savruluyordu. Seçim kararı alarak tüm tartışmalara son veren Başkan Hüseyin Yücel; teknik patronluğu, kötü gün dostu Serdar Topraktepe'ye emanet edip derbi öncesi maaş konusunu da çözerek takıma adeta can suyu verdi. Beşiktaş genç takım hocası Veli Kavlak'la beraber derbiye en iyi şekilde hazırlanan Serdar Topraktepe, hem seçtiği 11, hem oyun formasyonu hem de maç içerisinde yaptığı taktiksel manevra ve doğru değişikliklerle Kartal'a zaferi getirdi.

YENİ LİDER EMİRHAN…
Emirhan Topçu; Paulista'nın yokluğunda savunmanın liderliğini başarılı bir şekilde üstlendi. Bire birde oldukça mücadeleci bir görüntü sergileyen Emirhan'ın, özellikle Dzeko'nun gol vuruşunu çizgiden çıkarması maçın kırılma anı oldu. Kaptan Mert Günok da kalesinde devleşirken 89. dakikada Tadic'in net gol vuruşunu kurtararak yıkılmadı ve Kara Kartal'ın elde ettiği zaferin mimarları arasunda yer aldı. Giovanni van Bronckhorst'un kampa bile götürmediği Oxlade Chamberlain, her şeye rağmen profesyonel davranıp kendisini hazır tuttu ve Serdar Topraktepe'nin verdiği şansı iyi değerlendirerek maçın kahramanı olmayı başardı. Eski yönetimin aldığı yabancı futbolcuları gönderme operasyonunda survivor olmayı başaran İngiliz oyuncudan kalan haftalarda daha fazla yararlanılmalı.

ÖNEMLİ HATASI YOKTU - DENİZ ÇOBAN
Dünkü derbi, alıştığımız derbi atmosferlerinden farklıydı. Tansiyonun düşük seyretmesi hakemin işini oldukça kolaylaştırdı. İlk derbisini yöneten Mehmet Türkmen’in hataları olsa da sonuca tesir edecek bir hatası yoktu. Ancak kart uygulamalarındaki standartsızlığı ve zaman geçirmeye yönelik hareketlere duyarsız kalması dikkat çekti. 33’te Gedson ilk kartını gördü. Elle oynama kararı doğruydu ancak sarı kart hatalıydı.

DJİKU ATILABİLİRDİAslında bu pozisyonun öncesinde Djiku, Emirhan’a açık bir faul yapıyor ve burada sarı kart görmeliydi. Djiku 89’da doğru bir sarı görmesine rağmen, 90+3’de Emirhan’ı topsuz alanda yüzünden itti. Burada da Djiku ikinci sarıdan atılabilirdi. 90+6’da Gedson’un ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesi doğruydu. Gedson’un tepkisi yersizdi. Faul kararı doğruydu.

MOURİNHO DERSİNİ ÇALIŞMAMIŞ - HAŞİM ŞAHİN
Fenerbahçe favori çıktığı maçta ilk yarıda Edin Dzeko'yla bulduğu 2 önemli pozisyona rağmen gol bulamadan soyunma odasına gitmek zorunda kaldı.İkinci yarıda da beklenen üstünlüğü kuramadı ve aradığı golü bulamadı Jose Mourinho'nun Maximin tercihi yüzünden ve 5 maç sonra mağlup oldu.

Hakem Mehmet Türkmen'in de önemli bir payı olduğu kanısındayım bu mağlubiyette. Tamam, hakemin bir sorumluluğu da mümkün olduğunca topun oyunda kalmasına yarayan bir anlayışla maçı yönetmesidir. Dolayısıyla ikili mücadalelere olur olmaz düdük çalmamalı iyi bir hakem. Ama bu, her defasında ve ilk fırsatta rakibine elense çeken, rakibi kolundan bacağından çekmek özgürlüğü vermez her halde kötü niyetli futbolcuya. Maalesef, özellikle ilk yarıda sıkça tanık olduk bu tür şeylere, hem de Mehmet Türkmen'in gözü önünde yapıldığı halde. Misal, Fred'e bunu yaptı Tayyip Talha 17'de. Keza 21'de Mert Müldür'e Rafa Silva ve 27'de de Maximin'e Emirhan yaptı benzer kuraldışı hareketi.

Maalesef ikinci yarıya da Allan Saint Maximin'le başladı Portekizli teknik direktör. Halbuki Oğuz Aydın dol kanatta çok daha verimli oynuyor. Dusan Tadiç'in kanatlarda daha verimli olduğu gibi. Sırp futbolcu çok kaliteli bir oyuncu, ama ilerlemiş yaşından ötürü on numarada oynarken geriye koşmakta ve önde pres yapmakta Sebastian Szymanski kadar yararlı olamıyor ne yazıkki. Fakat Mourinho uzunca bir süre bu yanlışlarında ısrar etti, bir türlü gerekli müdahaleleri yapmadı, yaptığında da çok geç kalmıştı, bu da Beşiktaş adına çok önemli bir avantajdı hiç şüphesiz.
