Gerçeklerden kaçmamak lazım!

Abone OlGoogle News
Haberin Devamı

Koskoca ilk yarı Gençlerbirliği sadece bir kez gelebilmiş, genelde savunma bölgelerinde mücadele etmeyi yeğlemişti. Ya Galatasaray? Geçtiğimiz haftaya nazaran çok daha iştahlı, hücumu düşünen, kanatları kullanan ve rakip ceza alanında sıkça gözüken bir fotoğrafı örnekliyordu. Bıkmaz, usanmaz bir pozisyon arayışı, atılan şutlar tüm Galatasaraylılar’a heyecan veriyor, her an gol bekleniyordu. Bekleniyordu da, yoktu... Ramazan mükemmel kurtarışlar yaparken Sneijder ve Burak’ın mutlak gollük şutlarına ‘dur’ diyen adamdı. Bu arada Hamit’in bir şutu da direkten döndü ilk yarı ve başladığı gibi bitti devre.

Herkes Galatasaray’ın daha baskılı olacağını ve mutlaka da gol hatta goller bulacağını umarken, 60. dakikada Gençlerbirliği öne geçti. Vleminckx’in belden takviyeli, mükemmel kafa vuruşu köşeden ağları bulurken, Eboue’nin yerde ne aradığını sanırım kimse çözemedi. Demek ki kolay düşmemeli! İkinci yarı Gençlerbirliği daha derli toplu ve kişilikli oynarken, ev sahibi Drogba’yı aldı oyuna. Dünya yıldızı Türkiye’deki ilk penaltı vuruşunu, dışarıya atarak kullanmış oldu. Son dakikalarda kaçan penaltı sonrası Galatasaray’ın çare arayışları, telaşı, Zan’ın oyundan atılışı ve 90 dakikanın bitişi. Galatasaray’ın yenilgisiyle bitişi.

Şu konuyu tekrar konuşalım ve olan biteni doğru irdeliyelim! Kimbilir kaç haftadan beri Galatasaray’ın iyi oynamadığını, doğru oynamadığını ve anlaşılamaz bir gerilim içinde sahada boy gösterdiğini yazıyorum. Bu hoşa gitmiyor tabii. Hoşa gitmese de, tespitlerimiz eninde sonunda realiteye geçiyor ve isteseniz de, istemeseniz de hüsran yaşanıyor. Gerçeklerden kaçmanın hiçbir faydası yok yani!

YORUM YAZ