Anlayan beri gelsin

Haberin Devamı ›
Her maçını ‘olmak ya da olmamak’ maçına dönüştüren Fenerbahçe, hâlâ akıllanmamış. Çeyrek puan kaybı bile sezona mal olabilecekken hâlâ fantazi arayışında..
Musa Sow ve Baroni niye yoktu? Stoch nasıl oldu da birdenbire hatırlandı? Fenerbahçe bu maçta niye çift santrfor oynamaz? Niye kendi sahasında baskı yer de bir türlü baskı kuramaz? Niye kendi ceza sahasına gömülüp bam güm futbolu oynar? Bunlar hâlâ cevap arayan en basit ve en ilkel mantık sorularıdır!
Kabus, düdükle beraber başladı Kadıköy’de... Hadi penaltıya “talihsiz bir iş kazası” diyelim. Sonrasını kim nasıl anlatacak? İlk yarının son 5 dakikasına kadar hiçbir yere varmayan topluca saçmalama ve debelenme yarışı. Fenerbahçe de sadece “saçmalama” konusunda kusursuz bir takım olabiliyor zaten. Tam, bir şeyler düzelmeye başladı zannediyorsun, ertesi hafta kanırta kanırta tekzibi yiyorsun. Sanki Samandıra’da bir casus var da, her önemli maç öncesi yemeklere aklı ve bilinci zaafa uğratan, güçten düşüren bir iksir katıyor çaktırmadan.. Futbolcuları, takımı tanıyan ve anlayan beri gelsin!
Sow’un özel yeteneği ve son dakika penaltısıyla 3 puan geldi ama belli ki bu azap ve eziyet katlanarak sürecek. Çünkü hiç kimsenin, yaşanan hiçbir müsibetten hiçbir şekilde ders almadığı çok açık.